Prof. Dr. Caner Taslaman’ın Bir Ateistle Tartışması

0 67

Prof. Dr. Caner Taslaman’ın Bir Ateistle Tartışması

Prof. Dr. Caner Taslaman’ın Bir Ateistle Tartışması

Profesör Caner Taslaman Türk televizyon tarihinde ateistlerle en çok tartışan kişidir. Bu yazımızda, Taslaman’ın, Ayşe Hür ile olan tartışmasına yer vereceğiz.

1- TARTIŞMA

Ayşe Hür: Peki, Güneş sistemi var mı Kuran’da? Güneş’in sabit durduğu dünyaların etrafında döndüğü yok mesela, aksine sabit evren modeli var Kuran’da.

Caner Taslaman:  Siz, Güneş, sabit mi duruyor sanıyorsunuz?

Ayşe Hür: Eee, Kopernik’e kadar İslam bilim adamları, tersine bir şey demedi.

Caner Taslaman: Siz, Güneş, sabit mi duruyor sanıyorsunuz?

Ayşe Hür: Yoo, öyle bir şey demedim.

Caner Taslaman: Öyle dediniz, biraz önce.

Ayşe Hür: Kuran’daki kozmolojik model, Kopernik öncesi modelin tekrarıdır.

Caner Taslaman: Hayır, bu söylediğiniz tamamen yanlış çünkü Kuran’da hiç öyle bir şey yok. Hareket eden bir Güneş’in etrafında Dünya dönüyor bilimsel olarak. Şu anda uzayda Güneş giderken o giden Güneş’in etrafında Dünya dönüyor. Yani, aslında, tam da Kuran’ın söylediği gibi hareket eden bir Güneş var.

Ayşe Hür: Kuran’ın neresinde geçiyor?

Caner Taslaman: Yasin Suresi, 38. Ayet’te geçiyor.

Ayşe Hür: Hani, bakayım…

2- KURAN’DA GÜNEŞ’İN YER ALIŞ BİÇİMİ

Tarihin çok uzun bir döneminde insanlar Dünya’yı sabit, Güneş’i ise Dünya’nın etrafında dönüyor zannetiler. Sonra Kopernik ile başlayan süreçte ise insanlar Güneş’in sabit bir şekilde ortada durduğunu, Dünya’nın ise sabit bir Güneş’in etrafında döndüğünü zannettiler. Bilimde devrim sayılan bu keşif çok önemliydi ama Güneş’in bu modelde sabit, durgun sayılması yanlış bir kanaatti. Daha sonra ise gelişmiş teleskopların sayesinde ve kozmoloji biliminin oluşturduğu birikimle Güneş’in de hareket ettiği, Dünya’nın hareket eden bir Güneş’in etrafında döndüğü anlaşıldı. Oysa Güneş’in bu şekilde hareketi Kuran’da 1400 yıl önceden açıklanmıştır. Güneş’in Dünya etrafında kısır döngü yaptığı fikrine ve Güneş’in hareketsiz bir şekilde durduğu fikrine karşın Yasin Suresi’nin 38. ayeti, Güneş’in bir hedefe doğru akıp gittiğini söyleyerek doğru modeli ortaya koymuştur. Böylece Kuran birçok konuyu olduğu gibi Güneş’in hareketini de doğru şekilde açıklayan bilinen ilk kaynaktır. Yasin Suresi 38. Ayet şöyledir: “Güneş de bir karar yerine doğru akıp gitmektedir. Bu Üstün Olan ve Bilen’in takdiridir.”

Kuran’ın tarzı ve bilimin tarzı farklıdır.Bir bilim kitabı ortaya koyduğu tezlerin ispatlarını, çıkış noktalarını göstermeye çalışır. Oysa Kuran her tezinin ispatlarını gösterme çabası gütmez. Kuran, Evren’in Yaratıcısının gönderdiği vahiydir ve Evren’i, Yaratıcısının diliyle, bir bilim kitabından farklı bir üslupla açıklar. Evren hakkındaki en temel bilgilerin Kuran’da ortaya konulmasından bin yılı aşkın bir zaman sonra ancak öğrenilebilmesi, Kuran’ın birçok ayrı konuda açıklamalar yapıp hiçbir konuda hataya düşmemesi, Kuran’ın, Evren’in Yaratıcısının kitabı olduğunun delilidir. Kuran, bir bilim kitabı gibi neden, niçin, ispat, bilimsel birikim gözetmeden doğrudan sonucu ortaya koymaktadır. Bilim ise tüm bu aşamaları katederek sonuca ulaşmaktadır.

Görüldüğü gibi Kuran’ın doğrudan sonucu ortaya koyuşu ile, bilimin deneylerden, gözlemlerden, formüllerden geçen süreci farklıdır ve farklı da olmalıdır. Bilim sonuç ortaya konmuş olsa da metodolojisinin gereği olan tüm bu basamakları aşmak ve kendi yöntemiyle sonuca ulaşmak zorundadır. Bu yol bilimsel bilgi yapısının bir zorunluluğudur. Nitekim Kuran’ın gerek Evren’de, gerek Dünya’da araştırmalar yapmamızı söyleyen ayetleri bu yöntemi teşvik edici özelliğe sahiptir. Kimse bizim bu yazdıklarımızdan Kuran’ı ve bilimi yarıştırdığımızı sanmasın. Bizim göstermeye çalıştığımız, Kuran’ın bilimsel basamakları takip etmeksizin doğrudan verdiği bilimin ilgi alanındaki, konularla ilgili bilgilerin, bilimsel basamakların çıkılmasıyla onaylandığı ve Kuran’ın mucizeviliğinin doğrulandığıdır. Kuran Evren’in Yaratıcısından gelmektedir. Evren’in Yaratıcısı ise zaten Evren ile ilgili tüm bilgilere sahiptir. Bu yüzden Allah, Kuran’da, Kuran’ın indiği dönemde bilimin ulaşmamış olduğu kimi bilgileri, insanlara sonuç olarak aktarır. Günü gelince bilim, formüller oluşturarak kullanır, gözlemler yapar, teknolojik buluşlarını gözlemlerde kullanır ve bilimsel birikim genişler. İşte bilimin takdire değer çabalarıyla varılan bu sonuçlarının önemli bir kısmı, Evren’le beraber bilimsel kuralları da Yaratanın kitabında önceden açıklanmıştır.

3- SONUÇ

Profesör Caner Taslaman, Kuran’ı çok iyi bilen bir İslam alimi ve felsefeci olarak, ateist Ayşe Hür’e gereken cevabı vermiştir. Ayşe Hür, Kuran’ın insan ürünü bir kitap olduğu iddiasını desteklemek için Kuran’a dair yanlış bir bilgi aktarmış, Taslaman da bu yanlışı Kuran’daki ilgili ayete referans vererek düzeltmiştir.


Author

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Daha Fazlası